|
Sermayenin demokrasiye katkısı |
|
|
|
|

AK Parti’nin açılım politikalarının yeni sermaye tarafından desteklenmesi ülkemizde Duverger’in bahsettiği oligarşik yapının çökmesine ve ülkemizin gerçek anlamda demokratik bir yönetim yapısına kavuşmasına katkıda bulunacaktır.
Şenol KALUÇ
Öğrencilerin “Ülkemizde nasıl bir yönetim şekli vardır?” sorusuna “Demokrasi”; “Türkiye demokratik bir ülke midir?” sorusuna da “hayır” cevabı verdiklerini pek çok öğretmen tecrübe etmiştir. Türkiye’de seçme ve seçilme hakkının kullanımı başlangıç olarak kabul edildiğinde, Meşrutiyetten bu yana demokrasiye geçiş sürecine girildiği söylenebilir. Ünlü siyaset bilimci Duverger’in ifadesi ile “Genellikle oy hakkı önce az sayıdaki imtiyazlılara tanınır, sonra yavaş yavaş seçmen çevresi genişletilerek bütün yurttaşları içine alacak hale getirilir. Böylece otokrasi, önce yerini oligarşiye bırakır, sonra bu oligarşi yavaş yavaş demokrasiye dönüşür”. Bugün gelinen noktada Duverger’in tespiti ile otokrasiden demokrasiye geçiş sürecinde ortaya çıkan oligarşik yapı tüm olumlu gelişmelere rağmen bir türlü yetkilerini demokratik güçlere devretmek istememektedir. Türkiye’de son dönemde yaşanan Demokratik açılım süreci ve Anayasa mahkemesi etrafındaki tartışmalar bu geçiş sürecinin halen devam etmekte olduğunu göstermektedir.
Devamını oku:
|