|
Erdoğan BAYAZIT
|
Yazar Şenol
|
|
Pazartesi, 29 Mart 2010 11:48 |
|
Erdoğan BAYAZIT Ülkemiz; 12.Eylül 1980’de darbe yapan beş general tarafından, atanmış bir meclis tarafından hazırlanıp, yine darbeci beş general tarafından onaylanıp halkoyuna sunulmuş ve %92 oyla kabul edilmiş,1982 anayasası ile yönetilmektedir.
Bizim anayasamıza göre devlet üç temel erk tarafından yönetilmektedir. Bu erkler, bilindiği üzere “yasama, yürütme ve yargıdır”. Saydığımız bu üç erk, halk tarafından kabul edilmiş anayasadan aldıkları güçle görev yaparlar ve bu üç erk, birbirlerinin görev alanlarına müdahale edemezler.
Anayasalar bilindiği gibi halkoyu ile yürürlüğe girer. Anayasaların meşruiyeti, halktan aldıkları onaya dayanır. Anayasaların meşruiyeti halka dayanmasaydı, darbeci beş general kabul ettikleri anayasayı, halkoyuna sunmazlardı. Cumhuriyet döneminde yapılmış anayasaların tümü; ya halkoyuna sunularak ya da halkın vekillerinin oluşturduğu seçilmiş T.B.M.M. tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Halka dayanmayan bir gücü, halka rağmen kullananlar olursa; açık açık anayasal suç işlemiş olurlar.
|
|
|
ERMENİ MESELESİNE YAKLAŞIM |
|
|
|
|
Yazar Şenol
|
|
Çarşamba, 17 Mart 2010 22:02 |
|
Erdoğan BAYAZIT
Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere ziyareti esnasında BBC Türkçe bölümünden Hüseyin Alkan’ın sorularını yanıtlarken; Ermeni tasarıları nedeniyle yaşanan krizin Ermenistan'a zarar vereceğini söyleyerek, "Biz tabii sıfır sorun politikamızı kararlı bir şekilde sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama biz elimizi uzatırken karşımızdaki elini yumruk haline getiriyorsa bizim yapacak bir şeyimiz olmaz" dedi. Erdoğan, Türkiye'de bulunan 170 bin Ermeni’nin 100 bininin Türk vatandaşı olmadığını belirterek, “Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine hadi siz de memleketinize diyeceğim, bunu yapacağım" diye konuştu.
1915 yılında Ermeni çeteleri karşısında çıkmazda kalan, İttihat Terakki Lideri Enver Paşa, yüz binlerle ifade edilen Osmanlı vatandaşı olan Ermeni’yi, İmparatorluğun bir başka bölgesine yerleştirmek üzere zorunlu göç’e (tehcir) tabi tuttu. Binlerce günahsız Ermeni vatandaşımız; yollarda bulaşıcı hastalıklardan, zor yol koşullarından, açlıktan, yağmalama olayları sırasında aldıkları ağır darbeler ve diğer olumsuz etkilerden dolayı canlarını kaybettiler.
Yaşanan bu olumsuz tarihi olayın (1915), dünya diplomasisinde, ülkemiz adına önümüze çıkardığı zor koşullar düşünüldüğünde, bu gün tarihi tekerrür ettirircesine, ülkemizde kaçak işçi olarak çalışmakta olan, 100.000 Ermenistan vatandaşı Ermeni’yi sınır dışı etmek, belki de uygulanması en kolay bir hükümet kararı olabilir.
Bu gün böyle bir hareket; tarihin çeşitli kesitlerinde ezilmiş, masum insanlara kapılarını açmış Osmanlı’nın torunlarına ne kadar yakışır bilinmez.
|
|
Çarşamba, 17 Mart 2010 22:10 tarihinde güncellendi |
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR HUKUK DEVLETİDİR |
|
|
|
|
Yazar Şenol
|
|
Cuma, 12 Mart 2010 15:07 |
|
Erdoğan BAYAZIT
T.Cumhuriyeti Anayasası, her ne kadar askeri darbe anayasası olsa da, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen 2. maddesini aşağıya aynen yazıyorum.
ANAYASA MADDE 2 . – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Ülkemiz her ne kadar batı demokrasilerinde olduğu kadar demokratik bir hukuk devleti olmasa da, Orta doğu Arap şeyhlikleri kadar da muz cumhuriyeti değildir. Bu ülkede iyi veya kötü hukuk kuralları işliyor. Bu ülkede de yargıç ve savcılar güçlerini anayasadan almaktadırlar. Verdikleri kararlarda, hukukun üstünlüğü ilkesinden dışarı çıkamazlar. Hukuk dışı kararlara imza atanlar olursa, Erzincan Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner gibi tutuklanmaktan ve yargılanmaktan kurtulamazlar. Bu gün hiçbir Cumhuriyet Savcısı, hukuksal dayanağı olmayan, soyut belgelerle sıradan bir vatandaşımız hakkında dahi dava açamaz. Cumhuriyet Savcılarımız emir komuta zinciri ile de dava açmazlar. Bu gibi emir komuta zinciri altında açılan davalar, askeri darbe dönemlerinde gerçekleşmiştir.
|
|
Yazar Şenol
|
|
Pazartesi, 08 Mart 2010 13:40 |
|
Erdoğan BAYAZIT
Nedendir bilinmez. Biz her konuda kendimizi haklı kabul eder ve bu davranışımızı ısrarla sürdürmeye çalışırız. Bu belki de doğu insanına has bir davranış kalıbı olsa gerek. Kendimizi ötekinin yerine koyarak, olayları birde onun gözü ile görmeyi hiç mi hiç düşünmeyiz. Bu nedenle de hep kendimizi haklı görerek, karşımızdakine yaşama ve özgür davranma hakkı tanımayız. Her şey bize göre ise ve bizimse güzeldir. Bize ait olmayan her zaman olumsuzdur. Ben oldum olası, bu özelliğimizi hiç sevmedim. Bu sevgisizliğin bedelini de her an ödemekteyim. Ne zaman bizden olmayanı haklı gördüysem, çevremde yaşayanlardan hep olumsuz tepki aldım.
|
|
FARKLILIKLARIMIZ ZENGİNLİĞİMİZDİR |
|
|
|
|
Yazar Şenol
|
|
Pazartesi, 01 Mart 2010 12:24 |
|
Erdoğan Bayazıt
Aynı toprakları yurt edinmiş, insanlar arasındaki farklılıklar neden zenginlik sayılmaz? Neden bu farklılıklar, durmadan kaşınır? Bu farklılıkları kaşıyanların kar hanesine ne yazılır? Bu kaşıma işinden, elde ettikleri çıkarları hiç düşündünüz mü? Kim bu halkın içindeki farklılıkları kaşıyanlar? Bir insanın ana ve babasını belirleme hakkı olmadığı gibi, dilini, rengini, kültürünü ve milliyetini (etnisitesini) belirleme hakkı yoktur. Dünyada yaşayan, yaklaşık altı milyar insanın içinde; yukarıda saydığım farklılıkların dışında kalan dinsel inançlarını değiştiren insan sayısı, yok sayılabilecek kadar azdır. Bu saptama, oldukça gerçekçi bir yaklaşımdır. Bu farklılıklar; binlerce yıl içinde oluşmuş, bizim benliğimizi oluşturan künyelerimizdir. Yukarıda saydığım özelliklerimizden, dinsel inançlarımızın da sıkça değiştirildiği vaki değildir. İnsan, hangi dini inancın içinde doğarsa; genellikle yaşamı boyunca, o dinsel inanca tabi olur. Din değiştirme olaylarına, toplumda pek sık rastlanmaz. Saydığımız bu özellikleri belirleme hakkı olmayan, sayıları milyarlarla ifade edilen insanların farklılıklarının üzerini kaşıyıp, onları birbirlerine düşman edenler kimler?
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 2 |
|