|
YUNUS EMRE'DEN SEÇME ŞİİRLER |
|
|
|
|
EY YARENLER EY KARDEŞLER KORKARIM BEN ÖLEM DEYİ
Ey yarenler ey kardeşler korkarım ben ölem deyi Öldüğüme kayırmazam ettiğimi bulam deyi
Bir gün görünür gözüme ayıbım vuralar yüzüme Endışeden del'olmuşum nidem ben ne kılam deyi
Eğer gerçek kul imişsem ona kulluk kıla idim Ağlayaydım bu dünyada yarın onda gülem deyi
Hemin geldim bu dünyaya nefsime kulluk eyleyi İyi amel işlemedim azaptan kurtulam deyi
Ey bıçare miskin Yunus günahım çok neyleyeyim Sığındım ol Allah'ıma dedi hem afvedem deyi
|
|
Yrd. Doç. Dr. Hamiye DURAN
Sûfîlerin Hakk'a ulaşmak için yaşadıkları dört manevî mertebeye meratıb-ı erbaa (dört kapı) denir. Salik (tarikata giren), "Kemâl" mertebesine ulaşmak için takip ettiği ve bir makamdan bir üst makama geçtiği tasavvufi yolu dört derecede tamamlar. Her bir dereceye kapı, durakların her birine de makam denir. Bunlar sırasıyla "şerî'at, tarîkât, ma'rifet ve hakîkât"tir. Pek çok İslâm sûfileri bu mertebelerle ilgili eserler telif etmişlerdir. Bunlardan Ahmed Yesevî tarikat erkânını ve esaslarını "kırk makanı" esasına göre tenzim etmiş ilk Türk sûfisidir. Kendisini takip eden pek çok Türk sûfisinde de "dört kapı" sisteminin var olduğunu görmekteyiz. Ahmed Yesevî, dört kapı -kırk makamla ilgili görüşlerini "Fakr-name" adlı eserinde ortaya koymuştur. Ahmed Yesevî bu konuda şöyle demektedir:(1)
"Hazret-i Ali raziya'llahu anhu rivayet kılurlar kim dervişlik makamı kırk turur. Eger bilip amel kılsa dervişliki pak turur; ve eger bilmese ve örgenmese, dervişlik makamı anga haram turur ve câhil turur. Ol kırk makamnı onı makam-ı şeri'atda turur ve onı makam-ı tarîkatte turur ve onı makam-ı ma'rifetde turur ve onı makam-ı hakîkâtde turur."
Devamını oku:
|
|
|
|
|
|