Hz. Ali Sıffin'den dönerken okuduğu bu hutbesinde insanların bi'setten önceki hali, Peygamberin, Ehl-i Beytin vasıfları ve diğer insanların durumu söz konusu edilmiştir. "Nimetini tamamlamak, izzetine teslim olmak ve gü­nahlarından korunmak için Allah'a hamd ederim. Yeterli­liğine (kifayetine) olan ihtiyacımdan dolayı O'ndan yardım dilerim. Allah'ın hidayet ettiği sapmaz, kendisine düş­manlık eden kurtulmaz, kendisine yeterli olduğu (kifayet ettiği) kimse yoksul olmaz. O'na hamd etmek ölçülüp tar­tılan ve saklanıp korunan her şeyden daha üstündür.

BUYRUK
Buyruk ve Buyruğa Göre Alevi Kimliği PDF Yazdır E-posta

Fuat BOZKURT 

Buyruk, büyük ölçüde eski Türk inançlarından kaynaklanan Alevi inanç dizgesinin temel kitabı niteliğindedir.

Yapıt, Aleviler arasında “İmam Cafer Buyruğu” ya da kısaca “Buyruk” adı ile tanınır. Aleviler arasında bu değişmez adına karşın, bilim çevrelerinde yapıt için değişik adlar ileri sürülür. Yapıttan ilk söz eden Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü, yapıtın gerçek adının “Menakıb-ı Evliya olduğunu söyler.

Devamını oku:

 
TEZKİRE-İ ŞEYH SAFİYYÜDDİN PDF Yazdır E-posta

Filiz KILIÇ-Ayse YILDIZ

(1b) Sükr ü sipâs-ı bî-had ol pâdisâhlar pâdisâhına olsun ki envâ‘-ı kâ’inâtı halk itdi ve senâ-yı bî-‘add ol lem-yezel ve lâ-yezâle gelsün ki esnâf-ı mahlûkâtı ‘âlem-i ‘ademden ‘âlem-i vücûda getürdi ve çoh çoh sükrler ol pâdisâhlar pâdisâhına olsun ki sâ’ir mahlûkât ortasından zât-ı insânı tahsîs itdi ve çoh durûd u salâvâtı zâkiyât ol seyyîd-i kâ’inâta ve hulâsa-i mevcûdâta olsun ki Hazret-i Muhammed Mustafâ’dur sallallâhu ‘aleyhi ve âlihi ve sellem meb‘ûsdur serâyi‘-i ahkâm u islâm’ı beyân itmek içün ve dahi anun âline ve evlâdına ve ehl-i beytine olsun ki tayyîbler ve tâhirler ve ma‘sûmlardur ki “kâle resûlullâhi sallallâhu ‘aleyhi ve sellem ela inne yenferidu seb‘ûne bâben ednâhâ imâtatu’l-ezâ ‘ani’t-tarîki ve alaha sehâdetü en lâ-ilâhe illa’llâh”4 ya‘nî kemter-i îmân deniyyâtı terk eylemekdür ve a‘lâsı lâ ilâhe illa’llâh dimekdür ammâ ba‘d bilgil

Devamını oku:

 
ŞAH İBRAHİM OCAĞI’NDAN GELEN BİR ŞEYH SAFİ BUYRUĞU PDF Yazdır E-posta

Yunus KOÇAK

ÖZET

Bu yazıda, bir çok nüshası bulunan Şeyh Safi Buyruğu’nun daha önceki nüshalardan farklı bir nüshasını yayınlıyoruz. Yazı rika yazısı ile yazılmış olup, bazı imla hataları bulunmaktadır. Risalede bir çok dini konuda açıklayıcı bilgiler ve erkan hakkında açıklamalar bulunmaktadır.

Elinizdeki Şeyh Safi Buyruğunun dili Eski Türkçe döneminden yeni Türkçe dönemine geçiş sürecinde yazıya geçirilmiş, duru ve yalın bir Türkçe’dir. Yüksek felsefi düşünceler büyük bir başarı ile örneklemelerle anlatılmaktadır. Böylece halkın yalın ve sade Türkçesi ile bir inanç ve onun ilkeleri ile ilgili derli toplu bir bilgi verildiği gibi inancın kendi içindeki sınırlılıkları da ustalıkla belirtilmektedir. Özellikle kitabın sonunda yer alan oniki tasavvuf kolu ve bunların Alevi inancından farklılıkları ve inanç olarak aşırılıkları başarılı bir biçimde tanımlanmaktadır.

Devamını oku:

 
ŞEYH SÂFÎ MENAKIBI VE BUYRUKLAR PDF Yazdır E-posta

 Ahmet TAŞĞIN

Alevi-Bektaşi yazılı kaynakları arasında yer alan buyruklar, Alevi-Bektaşilerin inanç, ibadet, sosyal ilişkilerini içine alan önemli veri kaynakları arasındadır. Bu yönüyle buyruklar, Alevi-Bektaşilerin dinî-sosyal yapılarına yönelik yazılı kaynaklara başvurarak yapılacak araştırmalarda temel başvuru kaynağıdır.
Bu önemine karşın buyrukların bir koleksiyonu oluşturulamadığı gibi karşılaştırılmalı bir çalışma da yapılamamıştır. Özellikle farklı şahıslarda bulunan buyruklar bir araya toplanmalı ve oluşturulan bu yeni koleksiyona bağlı olarak Alevi-Bektaşi toplulukları arasındaki farklılaşmanın bir boyutuna ışık tutulmalıdır. Ayrıca sözlü kültürle beslenen Alevi-Bektaşi sosyal yapısının açıklanması için bir adım daha atılmış olacaktır. Bundan dolayı bu metinler belirli bir program çerçevesinde hazırlanıp yayımlanmalıdır. Bir sonraki aşamada yazılı kaynakları ile yaşanan Alevi-Bektaşilik arasındaki ilişki kurularak bu metinlerin daha iyi anlaşılmasına çalışılmalıdır. Kaynaklarda aktarılan ve grubun kurgusunu sunan şema, yaşanan Alevi-Bektaşilik sosyal yapısıyla sürdürülmektedir. Yani Alevi-Bektaşi dinî-sosyal yapısının yine bu kaynaklar aracılığıyla oluşturulduğu veya bu yapıyla başa baş gittiği konusu göz önünde tutulmalı ve bu yapının bu yolla çözümlenmesinin anlaşılmasına yardımcı olacağı hatırdan çıkarılmamalıdır. Bir başka ifade ile Alevi-Bektaşi yazılı kaynaklarının tarihsel süreci takip edilerek dinî-sosyal yapılarına ilişkin bir açıklamanın siyasal propagandadan uzak yapılabileceği imkânlarından söz ediyorum. Bu bakımdan da buyrukların ortaya çıkışı üzerinde durmak gerekmektedir. Buyrukların kimin tarafından, nerede, ne zaman yazıldığı bilinmemektedir. Buna karşın Anadolu merkezli olduğu gibi bir hava oluşturulmakta ve daha da ileri gidilerek Anadolu’dan Safevilere katılan topluluklar tarafından oluşturulduğu izlenimi verilmektedir. 

 
İMAM CAFER BUYRUĞU PDF Yazdır E-posta

Bisâtî, Menâkıbu’l-esrâr behcetu’l-ahrâr [1]

Ahmet Taşğın

Alevi-Bektaşi edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Buyruklar, Alevi-Bektaşiliğinin temel kural ve kurumlarını ele alır. Buyruklar, kendi aralarında temel konular hariç farklılıklar göstermektedir. İlk defa kim tarafından nerede, ne zaman yazıldığı hakkında bilgi yoktur.

Alevi-Bektaşi toplulukları içerisinde Buyruklar, yazıya aktarıldıklarından itibaren bulunmaktadır. Ama Buyruklarda ele alınan konuların yazıya aktarılmadan önce de var olduğu bir gerçektir. Çünkü uzun yıllar süren bir geleneğe bağlı olan topluluklar, bu geleneği ihtiva eden metni tereddütsüz kabullendiler. Zaten Alevi-Bektaşi toplulukları kendi aralarındaki farklılaşmalara rağmen, Buyruklara göre temel kural ve kurumları uygulamaktaydılar.

Buyrukların hangi tarihte kimler tarafından hazırlandığı ve yazıldığı konusu en önemli sorunlar arasında görülmektedir. Çünkü Osmanlı-Safevi ilişkilerinin sertleştiği tarihlerde Türkmenlerin yerleşik oldukları bölgelerde Alevi-Bektaşi toplulukları bu çekişmeden bire bir etkilendiler. Geniş bir coğrafyaya yayılan Türkmen toplulukları, Osmanlı, Safevi (Akkoyonlular tarafından yıkılan Karakoyunlu), Dulkadirli ve Memlüklü Devletlerinin olduğu bölgelerde yaşamaktaydılar. Bu geniş coğrafyanın son şekillenişi Osmanlı-Safevi ilişkileriyle belirlenmiş oldu.

 


Joomla School Template by Joomlashack
School Joomla Templates and Joomla Tutorials