Hz. Ali Sıffin'den dönerken okuduğu bu hutbesinde insanların bi'setten önceki hali, Peygamberin, Ehl-i Beytin vasıfları ve diğer insanların durumu söz konusu edilmiştir. "Nimetini tamamlamak, izzetine teslim olmak ve gü­nahlarından korunmak için Allah'a hamd ederim. Yeterli­liğine (kifayetine) olan ihtiyacımdan dolayı O'ndan yardım dilerim. Allah'ın hidayet ettiği sapmaz, kendisine düş­manlık eden kurtulmaz, kendisine yeterli olduğu (kifayet ettiği) kimse yoksul olmaz. O'na hamd etmek ölçülüp tar­tılan ve saklanıp korunan her şeyden daha üstündür.

Alevilik
TUNCELİ’DE ALEVÎ OCAKLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Şenol   
Pazar, 07 Şubat 2010 20:12

Velî Salt

ık

ık

Tunceli’nin kültürel ve sosyolojik yapısı yeterince bilinmemektedir. Çoğu kişi ve çevreler,

Tunceli’yi yanlış veya eksik bilgilerle tanımaktadırlar.

Tunceli; Sarp ve dağlık bir coğrafyaya sahip olması nedeniyle bazen mazlumların sığınağı

olurken; bazen de suçluların, kaçkınların sığınağı olmuştur.

Bu yazıda, Tunceli’de yaşayan ve süreç içinde yaşadıkları bölgedeki egemen kültürün

etkisinde kalarak kimileri Zazalaşan(Kırmanclaşan), kimileri de Kürtleşen (Kurmançlaşan)

Seyyidleri ve mensup oldukları Ocakları özet olarak sunuyorum.

Devamını oku:

 
DİYARBAKIR TURKMEN ALEVİLERİNDE İRŞAT VE KUŞANMA TÖRENİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Şenol   
Pazar, 07 Şubat 2010 19:32

Ahmet TAŞĞIN

II-İrşat ve Kuşanma

Diyarbakır ve çevresi Türkmen Alevileri İrşat ve Kuşanma töreni, farklı faktörlere bağlı olarak neredeyse uygulanamaz hale gelmiştir. Eğitim, göç, teknolojik gelişmeler vb. faktörlerin sonucu Aleviliğin temel öğretisi ve kurumlarına ilişkin yeni bir bilinç kazanılmış ve aynı doğrultuda bu konularda yapılan açıklamalar hem Aleviliğe ilişkin bilgilere hem de Alevilik kurumlarına yeni bir tanım kazandırmıştır. Bu durum doğal olarak Aleviliğin geleneksel yapısından farklı olarak Alevilerin sosyal-dini yapılarında değişim meydana getirirken Alevilik kurumlarının da işlev kaybına neden olmuştur.

Devamını oku:

 
ERDEBİL DERGAHI’NIN ANADOLU ALEVİĞİNDEKİ YERİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Şenol   
Pazar, 07 Şubat 2010 19:22

VE ERDEBİL DERGAHI’NDA UYGULANAN BAZI DİNSEL PRATİKLERİ İCEREN BİR RİSALE

Filiz KILIC-

 

Tuncay BÜLBÜL

ÖZET

Erdebil Dergahı tarihsel süreçte kendine has bir tarikat söylem ve disiplini oluşturmuş bir kurumdur.

Bu tarikat söyleminin pratiklerini ve dinsel uygulamalarını içeren Safi buyrukları kendisini “Erdebilli”

olarak ifade eden Anadolu Alevilerinin en önemli başucu kitabı konumdadır. Bu yazıda Erdebil

Dergahı’nın Anadolu Alevileri üzerindeki yeri üzerinde ana hatlarıyla durulmaya çalışılmış ve bu dergahta uygulanan bazı dinsel pratikleri içeren bir risalenin çeviri yazı ile metni verilmiştir 

Devamını oku:

 
KIZILBAŞ TÜRKMENLER: SAFEVÎ TEOKRASİSİNİN KURUCULARI VE KURBANLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Şenol   
Pazar, 07 Şubat 2010 19:16

Hans R. Roemer

Safevî Devleti‟nin oluşumu için en önemli koşullardan birini oluşturan askeri potansiyel, -yalnızca bu değilse bile- Kızılbaş olarak adlandırılan unsurlardan meydana gelmiştir. Bu unsurların büyük çoğunluğu, Türkmen askerlerinden meydana geliyordu; onların kökenleri de çok az bilindiğinden dolayı, elli yıl kadar önce Richard Hartmann1, Kızılbaşların kökenlerini ortaya koymayı, doğu araştırmalarının bir çalışma sahası olarak kabul etmişti. Bu arada, hatırı sayılır bir öneme sahip olan bu problemle ilgili olarak, hâlâ bazı sorular varlığını sürdürse de, genellikle bunları çözmeyi başaran pek çok yazar ortaya çıktı. Araştırma konusu, Türk tarihçi Faruk Sümer tarafından Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü isimli kitabında özetlenmiştir.2

Bu eser, Türkmen araştırmaları açısından oldukça verimli bir yıl olan 1976 yılında yayınlandı. Aynı yıl içinde ben, “Türkmen tiyatrosu” nun genel bir araştırması niteliğinde olan Walter Hinz Festschrift‟e3 katkı sağlarken; John Woods, Akkoyunlular üzerine hazırlamış olduğu tezini (The AqQoyunlu: Clan, Confederation and Empire) sundu.4 Birkaç yıl önce de Robert D. McChesney, James J. Reid‟e ait olan bir makale5 üzerinde yapmış olduğu yorumlarında, merhum Il‟ja Pavlovic Petrushevskii6 (1949) ile Martin B. Dickson7 (1958)‟ın Kızılbaş tarihiyle ilgili daha önce ulaşmış oldukları sonuçları onaylamıştı.8 İşin doğrusu, sadece yeni olmayıp eski Kızılbaş hareketleriyle ilgili yayınlar bile, uzmanlarının bir çok dil bilen özellikleri ve dağınık yerlerde bulunan yayınlarından dolayı bir takım zorluklar taşımaktadırlar. Böylece yeni bir özet, ilgimizi çekebilir.

Devamını oku:

 
KENTLEŞEN ALEVÎLİK VE SORUNLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Şenol   
Pazar, 07 Şubat 2010 17:39

Ali AKTAŞ

Kentsel mekânlar; sanayi tesislerine, ticarî alış-veriş merkezlerine ve ekonomik-yönetsel işlevlere sahiptir. Daha ilk ortaya çıkışından itibaren kentler, bir pazar ve değişim (mübadele) merkezidir. Olağanüstü nüfus birikimi, ihtiyaç fazlası üretim, geniş çapta ve etkili bir biçimde farklılaşma ve örgütlenme olanağı ile kentler, tam bir çekim merkezi olmuştur. Kentsel mekânda iş düzeninde ihtisaslaşma, farklılaşma artıp yığılma çoğaldıkça mekândaki ayrım da yalnızca iş ve konut bölgelerinde olmamaktadır. Ayrım ayrıca iş yeri olarak, üretim ve dağıtım üniteleri ile bunların idare ve kontrol işlev üniteleri birbirinden ayrılmış; konut açısından da iş yerlerinde kontrol ve idareyi ellerinde tutanlar ile bilfiil üretimde bulunanlar yani toplumun çeşitli sınıfları ve aldıkları gelire göre değişik satın alma gücündeki nüfus, farklı yerlerde konuşlanmışlardır. Kentteki bu yerleşme biçimi, hem toplumsal-ekonomik gelişme derecelerine göre iş yaşamının yapısını hem de toplumun sınıfsal yapısını gösterir. Kentte yerleşim biçimi; “en kudretsizlerin, en arzu edilmeyen yerlerde”, “en kudretlilerin de, fiziki şartları en iyi, prestiji yüksek yerlerde” yerleşmesi ve arada kalan alanlarda ise, “sayısal büyüklüğü olan orta tabakaların” yer alması şeklinde olmaktadır. Bu bölgelerin birbirlerine karşı göreli durumları her zaman sabittir. Bu düzenin belirlenmesinde topografya, su ve demir yolları, tarih ve toplumsal değerler etkilidir. Ancak hiçbirisi arsa fiyatı ve kira yarışmalarından ortaya çıkmış olan bu farklılaşmayı bozamaz (Kıray, 1998:9-10; 19-20).

Devamını oku:

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 5
Joomla School Template by Joomlashack
School Joomla Templates and Joomla Tutorials