Hz. Ali Sıffin'den dönerken okuduğu bu hutbesinde insanların bi'setten önceki hali, Peygamberin, Ehl-i Beytin vasıfları ve diğer insanların durumu söz konusu edilmiştir. "Nimetini tamamlamak, izzetine teslim olmak ve gü­nahlarından korunmak için Allah'a hamd ederim. Yeterli­liğine (kifayetine) olan ihtiyacımdan dolayı O'ndan yardım dilerim. Allah'ın hidayet ettiği sapmaz, kendisine düş­manlık eden kurtulmaz, kendisine yeterli olduğu (kifayet ettiği) kimse yoksul olmaz. O'na hamd etmek ölçülüp tar­tılan ve saklanıp korunan her şeyden daha üstündür.

Seçmeler
NİMRİ DEDE PDF Yazdır E-posta
Yazar Kemter   
Pazar, 14 Mart 2010 14:41


NİMRİ DEDE’NİN KISA HAYAT ÖYKÜSÜ


Gerçek adı İsmail Dehmen olan Nimri Dede: 1325/1909 yılında Elazığ'ın Keban ilçesine bağlı Nimri (şimdiki adıyla Pınarlar) köyünde doğdu. Yörede lakap olarak Şıh ya da Şıh İsmail de denmektedir.

Nimri (Pınarlar) köyü; 13. Yüzyılda Oğuzların Bayat Boyunun Şeyh Hasan Aşiretinin bir oymağının kurduğu, bir Türkmen obasıdır.

Köyün kurucu ailesi Nimriler, Arapgir-Onar Köyünden gelerek burayı yurt edinmişler ve yerli kavimlerle karışmışlardır.

Nimriler Kabilesinin reisi, Şeyh Nimri, Piri ve Aşiret Beyi Şeyh Hasan Oner’den icazet alarak, sonradan kendi adını vereceği, bu metruk Bizans köyüne yerleşmiştir. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat’ın iskan politikası gereği olarak da, Nimri köyü bölgesel kolonizasyon için kurulmuştur.

Orta-Asya’dan dalgalar halinde göç eden Türklerin; Anadolu’ya yerleşmelerinin, kan bağına dayanan aşiret, oymak, oba şeklinde ya da Şeyh, Dede, Baba, Derviş gibi inanç önderlerinin kurduğu zaviyelerin çevresinde köyler oluşturularak; göçerlikten kısmen yerleşik tarım toplumuna geçtiklerini tarihi kaynaklardan bilmekteyiz.

Yukarı Fırat Havzası’na yerleşen Bayat Boyu oymaklarının da obalar şeklinde köyler ve zaviyeler kurarak 12. yüzyılın sonlarına doğru ve 13. yy. başlarında yerleşik düzene geçerler.

Bayat boyu beyi ve inanç önderi Sultan Onar diğer adıyla Şeyh Hasan da aşiretiyle Orta-Asya (Batı Horasan’dan -Bugünkü Kazakistan’ın Türkistan-Yesi şehrinin Üç-Kurgan)’dan Anadolu’ya göç ederek; Malatya-Arapgir-Elazığ-Keban-Baskil-Muşar yöresi-Tunceli-Hozat-Ovacık-Çimişgezek bölgesine ilk etapta yerleşir. Daha sonra Aşiret, Anadolu’ya yayılır. Yukarı Fırat Havzası Alevilerinin "kültürel – inançsal – toplumsal yaşam tarzı"nın özgün bir labaratuvarıdır...

Pazar, 14 Mart 2010 14:47 tarihinde güncellendi
 


Joomla School Template by Joomlashack
School Joomla Templates and Joomla Tutorials